kan (Batı) Hattı'ndan sağlamaktadır. Ukrayna'daki terörün kısmen sakinleştiği bugünlerde bile, hattan sadece 7.0 Bcm gaz geçmektedir (%50). Kara kışta, Ukrayna'nın bizim hattan korsan gaz alması durumlarında, Türkiye'nin sıkıntıya gireceği muhakkaktır. Ülkemiz ne depolama alt yapısı ne de alternatif enerji kaynaklarının devreye sokulması yönlerinden böylesi bir sıkıntıyı gidermeye hazır değildir. Y ıllık tüketimin en az %15 kapasitesinde olması gereken "doğalgaz yeraltı deposu" kapasitemiz, Silivri ve Değirmenköy'deki 2.0 Bcm ile sınırlıdır. Yapımı I O yıldan beri programda olan "Tuz Gölü Gaz Yeraltı Deposu" henüz projelendirme aşamasındadır. 16 yıl önce imzalanmış olan 16 Bcm'lik Türkmenistan'dan doğalgaz satın alma anlaşması, doğalgaz hattı olmadığı için, raflarda beklemektedir. Alternatif doğalgaz kaynaklarından bu kadar ilave gazı sağlamak da mümkün değildir (İran verebildiğinin azamisini vermek istediği halde ancak 8.0 Bcm verebiliyor. Mavi Akım zaten tam kapasite ile çalışıyor-16 Bcm. Azerbaycan ve Cezayir de taahhütlerini ancak yerine getirebiliyor). Bu durumun enerji yöneticilerimizin uykularını kaçırdığı muhakkak. Ancak uykusuz kalmak sorunları çözmüyor. Irak ve Suriye'deki iç savaş ve terör de ülkemiz sosyo-ekonomik hayatımızı etkiliyor ve endişelendiriyor. Irak-Türkiye petrol boru hattı (çift) hat, yaklaşık yılda 80.0 milyon ton kapasitesi ile iki ülkeyi birbirine bağlayan can damarı. Bu hat, lrak'taki terör olayları yüzünden 4 aydan beri çalışmıyor. Yani Türkiye bu hattın transit gelirinden mahrum. İş adamlarımızın işleri, müteahhitlerimizin projeleri IŞID işgalinin kalkmasına ve Merkezi Irak Hükümeti ve Bölgesel Kürt Yönetiminin uzlaşmasına bağlı. Irak doğalgazını Türkiye'ye basacak doğalgaz pipe-line'ı inşaat anlaşması yapıldı; fakat inşaatına başlanamıyor. Son iki yıl içinde büyük sıkıntılarla yapılan ve Kuzey Irak petrolünü Ceyhan'a pompalayan günlük 1 milyon varillik petrol hattı işletmede. Ancak onun da dünya piyasasına pazarlanması sorun oldu. En sonunda bir kısmını İsrail aldı da, Kuzey lrak'taki petrol üreticileri rahatladı. İran'la 1O Bcm'lik anlaşmamız, başlangıçtan beri sancılı. Hiçbir yıl 1O Bcm'lik gaz alamadık. Nedeni İran'ın ihraç edecek gazı almaması. Rezerv itibariyle, 28 Tcm'lik doğalgaz hacmi ile Gazprom'dan sonra dünyanın en büyüğü. Ancak üretim, bu rezerve göre çok düşük. İran yılda 185 Bcm gaz üretiyor. Bunun yarısını petrol üretimini arttırmak için kuyulara basıyor. Kalan yarısını da, başta doğalgaz santralleri olmak üzere yurt içinde kullanıyor. Bu itibarla, hesaplarımızda İran'dan 8 Bcm'den fazla gaz almayacağımızı varsaymamız lazım. Azerbaycan'ın Şah Denizi'ndeki üretim artışı ümit veriyor. Bu yıl üretim 11 Bcm'ye ulaştı. Ancak bunun 6.6 Bcm'i Türkiye'ye olan taahhüdü. 1.4 Bcm'ini doğrudan Yunanistan'a satıyor. Geri kalanını da ülke içinde kullanıyor. Gaz üretimi, planlandığı gibi artsa da, (2020'de 20 Bcm) o tarihlerde TANAP'tan gaz akışı başlayacağını düşünürsek, Azerbaycan cephesinde bizi rahatlatabilecek yeni bir gaz takviyesi gelebileceğini düşünmüyoruz. Rusya Başkanı Putin, Pazartesi günü Türkiye'ye geliyor. Gündeminde 1O'a yakın enerji projesi var. Çantasındaki projelerden birisi 16 Bcm'lik Mavi Akım (Blue Stream) Proje kapasitesinin 3 Bcm arttırılmasıdır. Rusya doğalgazda Akdeniz'e açılmak istiyor. Bu defa Rusya'nın bu talebine olumlu cevap verilirse, bu onay Mavi Akım'a paralel yeni gaz boru hatları döşemek anlamına gelecektir ki, gaza sıkıştığımızda bu yeni hatlar gazda arz güvenliğimiz için kullanabileceğimiz stepne olacaktır. Akdeniz'deki İsrail gaz rezervlerini ve Güney Kıbrıs'ta yeni bulunan dev gaz yataklarını, yakın bir gelecekte ülkemizin, icabında değerlendirebileceği gaz kaynağı olarak görmüyoruz. Bu bölgede esen politik gerginlik rüzgarları sakinleşmeden, gazda bu ülkelerle barışçı çözüm şimdilik uzak görünüyor. Sunuş O Kömür Stratejimiz Yara Aldı 2009 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın hazırladığı ve Yüksek Planlama Kurulu'nca onaylanan "ENERJİDE ARZ GÜVENLİĞİ STRATEJİ BELGESİ"ndeki, 2023 yılında %30 doğalgaz, %30 kömür ve %30 yenilenebilir enerji kaynağı ve o/o 1 O nükleer enerji hedefleri, bu yıl peş peşe oluşan kömür ocağı felaketleri ile ciddi bir yara almış görünüyor. Kömür ocaklarında arttırılacak işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin ve değiştirilmesi tartışılan "rödavans usülü ocak işletmesi" usülü yerine yeni işletme ve/veya yatırım modellerinin yasal alt yapılarının hazırlanması ve bunların hayata geçirilmesi yıllar alacaktır. Yani Enerji Strateji Belgesi'nin revize edilmesi gerekecektir. Ucuz Petrol Türkiye'ye Yeni İmkanlar Sunuyor Geçen 11 ay içinde petrol fiyatları 104$'dan 70$'a düştü. Yani %40 azaldı. Bu azalma sürdürülebilirse, petrol ithalatının yarattığı cari açık yılda 8 milyar $ azalacaktır. Bu azalmanın ekonomimiz üzerindeki çok olumlu etkisini açıkça görmeye başladık. Son aylarda Türk .Lirası yeniden değerlenmeye ve İstanbul Borsası yükselmeye başladı. Bu kadarla da kalmayacak. Doğalgaz satın alma anlaşması içindeki doğalgaz fiyatı, büyük ölçüde petrol fiyatına bağlı. Yani petrol formülü ucuzladıkça doğalgazın da ucuzlaması lazım. Ancak bu ucuzlamanın faturlara yansıması, 3'er aylık ortalamalara göre hesaplandığı için, geçen fiyat düşüşlerinin doğalgaz fiyatı üzerindeki etkisini Botaş 3'er aylık faturalarda görecektir. Petrol fiyatlarındaki süratli düşüş, kömürün (High Grade Steam Coal) piyasa fiyatını da etkilemiş 7000-7500 Kcal/ kg'lık kömürün Rotterdam CİF fiyatı bugünlerde 80$'a kadar düşürmüştür. Enerji kaynaklarında %72 oranında dışarıya bağımlı olduğumuz için, fiyat düşüşlerinin devam etmesini diliyorum. Dostça ve Hoşça Kalın. ENERJi ve ÇEVRE DÜNYASI KAsIM/ARALIK2014 3
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=