Enerji ve Çevre Dünyası 84. Sayı (Mart 2011)

Bu yıl özellikle, yurtdışı katılımları için yoğun bir çaba harcadıklarına dikkat çeken Bulak, "Uluslararası şirketlerle bir arılaşma yaptık. Şu anda isinıleri yazılı ülkelerden yaklaşık 112 kişilik heyet ayrı ayn bu etkirıliğe katılacak. İkili iş görüşmeleri kapsamında, geçen sene de düzenlemiş olduğumuz İstanbul Sanayi Odası 1\vrupa İşletmeler Ağı ve ICCI 2011 işbirliği görüşmeleri yapılacak. Avrupa İşletmeler Ağı, Avrupa Topltıluğu ve aday ülkelerden oluşan 47 ülkeden randevularının daha önceden düzenlendiği katılımcılarla, yüz yüze görüşme yapmalarına imkan yaratmaya çalışacağız" dedi. ETKB Eski Müsteşarı - Uluslararası Enerji Danışmanı Doç. Dr. Yurdaktıl Yiğitgüden ise, Türkiye'nin Birincil Enerji Talebi tablosunun aşağı yukarı nükleer hariç gelişrniş Avrupa ülkeleri tabololarına yakın olduğunu beliterek, "Eğer bu ülkelerde bu Birincil Enerji Kaynaklarının payının biraz daha düşük olduğunu görüyorsanız arasında maktıl bir değer vardır. Buradan bizim kaynak çeşitlendirmesi alanında eksik olduğumuz ip ucunu yakalabiliyoruz" dedi. Bu arada nükleere sahip olmanuz, yenilebilir enerjiyi de arttırmamız gerektiğinin altını çizen Yiğitgi.iden, kaynaklar arasında önemli bir iğclişmenin olacağını düşündüğünü ifade etti. Bu rakamların Enerji Bakarılığı'nın geriye dönük rakamları olduğunu söyleyen Yiğitgüden, şöyle devam etti: "İleriye dönük olarak yerli üretim rakamlarııun çok iyimser olduğunu görüyorum. Bu rakamlarm gelişebilmesi için çok daha fazla gayret sarf edilmesi gerekiyor. 2009 yılındaki Ham petrol itl1alatı sizi yaıultrnasın. Bir önceki yılda 21 ton civarmdaydı ama ham petrol tek başma bir şey ifade etmiyor. Çünkü rafinerimiz büyük ölçüde ara malı imal ediyor. Eğer rakamlara bakarsanızt 2009 yılında 2008'e göre ara ürün itl1alatının dalu yüksek olduğunu göreceksiniz. Aynca bitmiş ürün yani Selahattin Çimen ETKB Müsteşar Yardımcısı - ICCI Organizasyon Komitesi Başkanı, Doç. Dr. Yurdakul Yiğitgüden ETI<J3 Eski Müsteşan -Uluslararası Enerji Danışmanı ve Nihat Özdemir Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı akaryakıt itl1alatı da büyük ölçüde arttı. Burada Rusya, akaryakıt imalatında ön planda. Geriye dönük olarak şunu analiz ederken, 50'li, 60'lı, 70'li yıllarda neredeydik diye bakmanuz lazım. Türkiye, %55 -%60 civarında pettole bağımlıydı. Eğer geriye dönüp baştaki tabloya bakarsak, buradaki tablonun 70'li yıllardakine göre çok dal1a dengede olduğunu söylememiz gerek. Burada önemli bir adım attı. Hem linyit üretimini arttırarak hem de doğalgazı devreye sokarak, %55 - %60 oranında olan pettol bağırnlı.lığuu azalttı. Doğalgaz yeni devreye giren bir yakıt. Burada tabi ki dal1a fazla eşitlendirme gerekiyor. Halihazırda, %56 civarında Rus doğalgazına bağımlı gözük-üyoruz. Ama atı.lan adımların ağırlığını da unutmamak lazım. 80'li yıllarda ve 90'lı yıllarm başında Türkiye, %100 tek kaynaktan gaz temin ediyordu. Yapılan çalışmalarla Azerbaycan, Cezayir, İran, Nijerya gibi ülkeler devreye girdi. Buna ek olarak en kısa zamanda muhakkak Irak gazııun devreye girmesi gerekiyor. Eğer verilen sinyaller samimi ise geçmişte olduğu gibi baz değişmeyecekse Ti.irkmenistan'ın tekrar devreye girmesi gerekiyor." Yiğitgi.iden 'Piyasa Serbestleşmesi' konusunda şwuarı söyledi: "2001'de serbestleşme yolunda, gaz sektörünün çok daha çabuk liberalleşeceğini düşüniirdüm. Çünkü bir tek oyuncu vardı: BOTAŞ. Ben hüh-.ümetlerin BOTAŞ'a bu kadar teslim olacağını ve piyasa serbestleşmesinin bu kadar zor olacağııu hiç düşünmedim. Benim bu konuda beklentim, daha fazla kararlılık ve piyasanın serbestleşmesi yönünde faaliyetlerin geliştirilınesi ve aynı zamanda çapraz süspansiyonların ortadan kalkmasıdır. Çünkü çapraz süspansiyon her zaman serbest piyasayı bozar. Tüketicilerin, o anda lehinde gözükse bile dal1a sonra aleyhinde işleyen bir unsur olduğunu düşünüyorum." Tiirkiye'ni.n, gaz temini konus1mda bir beş yıl öncesine göre dal1a zor durumda olduğtmu belirten Yiğitgüden, "Ama Irak'tan çok olumlu mesajlar geliyor tal1min ediyorum ki yine de bu anlaşmaıun gerçekleştirilebilmesi için önümüzde i)� bir orı:,'lln oluşacaktır" diye konuştu. Doğalgaz Kaı1unu'nda öngörülen özelleştirme sttatejinıizin hala belirsiz olduğuna dikkat çeken Yiğitgüden, ''Bwrnn belirsiz olınasııun da çok rasyonel olınadığına inanıyorun1. Bütün olay, İran'da çıkan bu anlaşmazlık siireci içerisinde, İranlıların 'sizde piyasa liberalleşiyor biz gideriz EPDK'dan boru hattı lisansı alırız ve keneli boru hattınuzı yaparız' şeklinde acem küstahlığı göstermeleri sonucunda Enerji Bakarılığı'nın da btmdaı1 çekinerek rejimi liberalleştirme)� durdurması ve transit rejimin gerçekleşmesini askıya alması şeklinde oldu ve yetki tekrar bakarılığa geçti" dedi. Doç. Dr. Yurdakul Yiğitgüden: "Asıl önceliğiıniz 'ısı' olınalı" Rüzgar enerjisi konusundaki 20 bin megavat hede/ine, sisteminin bu şekilde çalışması durwnunda biraz zor ulaşılacaENERJi DÜNYASI MART2011 , 9

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=