Enerji ve Çevre Dünyası 95. Sayı (Temmuz-Ağustos 2012)

Söyleşi O Enerjide Yatırım ve Finasman Modelleri ekonomik verimliliği ve iç verim oranı ölçülmektedir. Muhtemel olumsuz senaryoların gerçekleşmesi ve projenin kredi vadesi Bankalar, gelirleri TL olan bu projeleri uzun vadeli döviz kredileri ile desteklediğinden kur mesi ihtiyacını doğurmuştur. Yerel ve yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak karbon emisyonunayol açmadan elektrik üretebilen rüzgar, jeotermal ve hidroelektrik projeleri, sürdürülebilir bir gelişme stratejisi için önem taşımak- süresince yarattığı gelirler neticesinde nakit yönetiminde açıklar oluşmasını ve faiz riskleri de söz konusu olmaktadır. Ayrıca yatırımcı firmalar daha maliyetli olduğu için anahtar teslim inşaat sözleşmelerini tercih etmemekte, bu da yatırım döneminde maliyet artışı ve öngörülen proje takviminde sapmaya içeren performans riskinin kompanse edilebilmesi adına projenin sponsorlarından borç servisi yeterlilik açıklarını karşılama, kefalet, proje tamamlama garantisi gibi çeşitli garantiler alınmakta, ancak niyet mektupları hazırlanırken öncelikli olarak projenin kendi nakit la birlikte, söz konusu projelerin yol açacağı sosyal ve çevresel etkilerin de titizlikle ve bölgesel bazda değerlendirilmesi gerekmektedir. Hızla büyüyen Türkiye ekonomisi ve sektöre! politikalar finans kuruluşlarına iletilen kredi taleplerini de belirlemekte olup, artan enerji akışı içerisinde kendi borç servisini karşılayabilecek düzeyde nakit yaratabilmesi arzulanarak tahsis edilecek kredi miktarı belirlenmektedir. Bankamız enerji projelerinde projeye ilişkin yatırım risklerinin değerlendirilmesi ve bütçelerin teyit edilmesi ile yatırımın seyrinin izlenerek, ilerlemeler paralelinde kredi kullanımının onaylanması gibi teknik alanlarda kendisine danışmanlık hizmeti verecek bağımsız firmalarla da çalışmaktadır. Türkiye'de genel olarak enerji sektörünün ve buna bağlı olarak enerji finansmanının gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye'de küresel kredi krizinin etkisinin iyice hissedildiği 2009 yılı haricinde son 5-6 yıldır önemli derecede artmakta olan elektrik tüketiminin yanında elektrik fiyatlarının artış eğiliminde olması hususu enerji güvenliğinin önemine işaret etmektedir. Gelişmiş ülkelerdeki kişi başı elektrik tüketimi Türkiye'deki rakamlar ile karşılaştırıldığında, gelişmişlik düzeyi arttıkça elektrik tüketimi düzeyinin de artmasının beklendiği dikkate alınarak enerji güvenliği hususu, gelişmekte olan ülkeler arasında hızla yol almakta olan 58 ENERJİ ve ÇEVRE DÜNYASI TEMMUZ·A�usros2012 yol açmaktadır. Türkiye'de de en önemli konulardan biri haline gelmiştir. Bugün mevcut olan enerji açığının karşılanması amacıyla birçok kaynaktan faydalanılmakta, her geçen gün kaynakların kullanımı daha da yoğunlaşmaktadır. Sık kullanılan kaynaklar arasında kömür, su, doğalgaz, rüzgar, güneş vb. sıralanabilir. Özellikle teknolojinin daha yoğun kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan çağdaş gereksinimlerden dolayı, enerji üretimi ile ilgili bilimsel araştırmalar, alternatif enerji kaynaklarına yönelmiştir. Sürdürülebilir büyümenin sağlanması ve doğal dengenin de korunması için yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının işlenmesi ve kullanılmasının önemi giderek artmaktadır. Bu çerçevede, farklı kaynaklara yönelik enerji projeleri için finansman talebinin artarak devam etmesi beklenmektedir. Bankalar tarafından finansal destek sağlanmasına karar verilen projelerin öncelikli olarak ülkemiz mevzuatı ile uyumlu olması şartı aranmakta iken, özellikle hidroelektrik projelerinde yatırımcılar ve finans kuruluşlarının yöre halkı ile karşı karşıya gelmesi bu projelerin daha titizlikle değerlendirilihtiyacına paralel olarak Bankamıza çok sayıda enerji projesine ilişkin finansman talebi iletilmektedir. Ülkemiz enerji sektörü açısından proje finansmanında karşılaşılan sorunlar nelerdir? Enerji projelerinin finansmanının sağlıklı olarak sağlanması için gerçekleştirilmesi gereken düzenlemeler neler olabilir? Türkiye'deki enerji projelerinde uzun vadeli destekleme mekanizmaları bulunmadığından, bu projelerin finansmanında daha çok Türk bankaları aktif olmaktadır. Artan enerji yatırımları paralelinde bankaların portföyünde enerji projelerinin ağırlığı da bu çerçevede artmaktadır. Bankalar, gelirleri TL olan bu projeleri uzun vadeli döviz kredileri ile desteklediğinden kur ve faiz riskleri de söz konusu olmaktadır. Ayrıca yatırımcı firmalar daha maliyetli olduğu için anahtar teslim inşaat sözleşmelerini tercih etmemekte, bu da yatırım döneminde maliyet artışı ve öngörülen proje takviminde sapmaya yol açmaktadır. Proje finansmanında karşılaşılan bir başka risk faktörü ise çevresel ve sosyal risklerdir. HES finansmanı konusunda son dönemde bankaların maruz kaldığı

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=